Doktorunuza Danışmadan İlaç Kullanmayın

Adres:

8861 sok. No:26 35610 Egekent,Çiğli, İzmir, TÜRKİYE

Yeni Koronavirüs (COVID-19)

1. Yeni Koronavirüs (2019-nCoV) nedir?

Yeni Koronavirüs (2019-nCoV), ilk olarak Çin’in Vuhan Eyaleti’nde Aralık ayının sonlarında solunum yolu belirtileri (ateş, öksürük, nefes darlığı) gelişen bir grup hastada yapılan araştırmalar sonucunda 13 Ocak 2020’de tanımlanan bir virüstür. Salgın başlangıçta bu bölgedeki deniz ürünleri ve hayvan pazarında bulunanlarda tespit edilmiştir. Daha sonra insandan insana bulaşarak Vuhan başta olmak üzere Hubei eyaletindeki diğer şehirlere ve Çin Halk Cumhuriyeti’nin diğer eyaletlerine yayılmıştır.
Hasta bireylerin öksürmeleri aksırmaları ile ortama saçılan damlacıkların solunması ile bulaşır. Hastaların solunum parçacıkları ile kirlenmiş yüzeylere dokunulduktan sonra ellerin yıkanmadan yüz, göz, burun veya ağıza götürülmesi ile de virüs alınabilir. Kirli ellerle göz, burun veya ağıza temas etmek risklidir.
2019 Yeni Koronavirüs tanısı için gerekli moleküler testler ülkemizde mevcuttur. Tanı testi sadece Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü Ulusal Viroloji Referans Laboratuvarında yapılmaktadır.
Elde edilen veriler doğrultusunda ileri yaş ve eşlik eden hastalığı (astım, diyabet, kalp hastalığı gibi) olanlarda virüsün ağır hastalık oluşturma riski daha yüksektir. Bugünkü verilerle hastalığın %10-15 olguda ağır seyrettiği, yaklaşık %2 olguda da ölümle sonuçlandığı bilinmektedir
Akut solunum yolu enfeksiyonlarının genel bulaşma riskini azaltmak için önerilen temel ilkeler Yeni Koronavirüs (2019-nCoV) için de geçerlidir. Bunlar; - El temizliğine dikkat edilmelidir. Eller en az 20 saniye boyunca sabun ve suyla yıkanmalı, sabun ve suyun olmadığı durumlarda alkol bazlı el antiseptiği kullanılmalıdır. Antiseptik veya antibakteriyel içeren sabun kullanmaya gerek yoktur, normal sabun yeterlidir. - Eller yıkanmadan ağız, burun ve gözlerle temas edilmemelidir. - Hasta insanlarla temastan kaçınmalıdır (mümkün ise en az 1 m uzakta bulunulmalı). - Özellikle hasta insanlarla veya çevreleriyle doğrudan temas ettikten sonra eller sık sık yıkanmalıdır. - Bugün için ülkemizde sağlıklı kişilerin maske kullanmasına gerek yoktur. Herhangi bir viral solunum yolu enfeksiyonu geçirmekte olan kişinin öksürme veya hapşırma sırasında burun ve ağzını tek kullanımlık kağıt mendil ile örtmesi, kağıt mendilin bulunmadığı durumlarda ise dirsek içini kullanması, mümkünse kalabalık yerlere girmemesi, eğer girmek zorunda kalınıyorsa ağız ve burnunu kapatması, mümkünse tıbbi maske kullanması önerilmektedir.
El temizliğine dikkat edilmelidir. Eller en az 20 saniye boyunca sabun ve suyla yıkanmalı, sabun ve suyun olmadığı durumlarda alkol bazlı el antiseptikleri kullanılmalıdır. Antiseptik veya antibakteriyel içeren sabun kullanmaya gerek yoktur, normal sabun yeterlidir. Öksürme veya hapşırma sırasında burun ve ağızın tek kullanımlık kağıt mendil ile örtülmesi, kağıt mendilin bulunmadığı durumlarda ise dirsek içinin kullanılması, mümkünse kalabalık yerlere girilmemesi önerilir.
Çin’den başlayan yeni koronavirüs enfeksiyonu (2019-nCoV) bugüne kadar Ülkemizde tespit edilmemiştir ve hastalığın ülkemize girişini önlemeye yönelik gerekli tedbirler alınmıştır. Çocuğunuz okulda grip, nezle ve soğuk algınlığına neden olan virüsler ile karşılaşabilir ama yeni Koronavirüs (2019-nCoV) dolaşımda bulunmadığından karşılaşması beklenmemektedir. Bu kapsamda okullara hastalık konusunda gerekli bilgilendirme Sağlık Bakanlığı tarafından yapılmıştır.
Okulların temizliğinde su ve deterjanla standart temizlik yapılması yeterlidir. Özellikle eller ile sık dokunulan yüzeyler kapı kolları, bataryalar, tırabzanlar, tuvalet ve lavabo temizliğine dikkat edilmelidir. Bu virüse özel olarak etkili olduğu öne sürülen bir takım ürünlerin temizlikte kullanılmasının fazladan koruma sağladığına dair bilimsel kanıt yoktur.
Çin’den başlayan yeni koronavirüs enfeksiyonu (2019-nCoV) bugüne kadar Ülkemizde tespit edilmemiştir ve hastalığın ülkemize girişini önlemeye yönelik gerekli tedbirler alınmıştır. Grip, nezle ve soğuk algınlığına neden olan virüsler ile karşılaşabilir ama yeni Koronavirüs (2019-nCoV) dolaşımda bulunmadığından karşılaşması beklenmemektedir. Bu kapsamda Yüksek Öğretim Kurumu, Kredi Yurtlar Kurumu ve benzeri öğrencilerin kaldığı yurtlara hastalık konusunda gerekli bilgilendirme Sağlık Bakanlığı tarafından yapılmıştır.
Evde bakılan kedi/köpek gibi evcil hayvanların Yeni Koronavirüsla (2019-nCoV) enfekte olması beklenmemektedir. Ancak evcil hayvanlarla temas sonrası her zaman için ellerin su ve sabunla yıkanması gereklidir. Böylece hayvanlardan bulaşabilecek diğer enfeksiyonlara karşı korunma sağlanacaktır.
Hayır. Burnu tuzlu suyla düzenli olarak yıkamanın Yeni Koronavirüs (2019-nCoV) enfeksiyonundan korunmada bir faydası yoktur.
Hayır. Sirke kullanımının Yeni Koronavirüs (2019-nCoV) enfeksiyonundan korunmada bir faydası yoktur.

Doğru El Yıkamanın Aşamaları

Doktorlarımızdan

Doktorlarımızdan Sayın Mehmet Gırgın Egekent 6 Nolu Aile Saplık Merkesinden ayrılmıştır.
Kendisine vermiş olduğu hizmetlerinden ötürü minnettar olduğumuzu bildiririz yeni görev yerinde başarılar Dileriz

Antibiyotik Kulanımı

Son yıllarda alınan ‘reçetesiz antibiyotik alınamaması’, ‘bilinçli antibiyotik kullanımı konusunda farkındalık oluşturulması’ gibi tedbirlerle ülkemizde antibiyotik kullanımı yılda 250 milyon kutudan, 170 milyon kutuya düştü. Ancak halen Avrupa’da en çok antibiyotik kullanan ülke konumundayız. Antibiyotikler en fazla suiistimal edilen ilaçlar arasında yer alıyor. Memorial Bahçelievler Hastanesi İç Hastalıkları Bölümü’nden Uz. Dr. Aytaç Karadağ, 18 Kasım Avrupa Antibiyotik Farkındalık Günü öncesinde bilinçsiz antibiyotik kullanımının yol açtığı zararlar ve korunma yolları hakkında bilgi verdi.

Bilinçsiz kullanılan tek bir antibiyotiğin bile zararı 2 yılda iyileşiyor
Bilinçsiz antibiyotik kullanımı;

Karaciğer ve böbreklerde harabiyet gelişmesine,
Antibiyotiklere karşı direnç gelişimine,
Mantar enfeksiyonlarının oluşumuna,
Mali kayıplara,
Bağırsaktaki probiyotiklerin kaybedilmesine neden olmaktadır.
Bağırsaklarda probiyotik adı verilen 100 trilyon yararlı bakteri vardır. Bu probiyotikler; sindirimi kolaylaştırır, B-K vitaminlerini üretir, immün sistemi destekleyerek kansere karşı korur ve zararlı mikropların çoğalmasını engelleyerek hastalıklardan korur. Bilinçsiz şekilde tek bir tane bile antibiyotik alındığında bu probiyotikler yüzde 20 oranında ölmektedir. Bu probiyotikleri tekrar bağırsaklara geri kazandırabilmek; en iyi organik beslenmeyle bile maalesef 2 yıl içinde mümkün olabilmektedir. Bebekken antibiyotik kullanılması yaşamın ilerleyen dönemlerinde probiyotik kaybına neden olarak enfeksiyonlara karşı duyarlı hale getirmektedir.

Antibiyotiğin gereksiz kullanıldığı durumlar şöyle sıralanmaktadır:

Ateş yüksekliği antibiyotik gereksiz kullanımının en sık sebebidir. Antibiyotikler ateş düşürücü değildir. Ateş; bağışıklık sisteminin alarme olması sonucu oluşan, mikropları, tümörü direk yok eden, immün sistem elemanlarını ortama çeken ve vücudun yararına çalışan bir savunma mekanizmasıdır. Ancak ateş yükselmesinde uzmana danışılmadan antibiyotik kullanımı çok yaygındır.
İltihabi ateş veya ateşli hastalıklardan en sık görüleni üst solunum yolu enfeksiyonu denilen farenjit, larenjit, tonsillit, sinüzit gibi durumlardır. Üst solunum yolu enfeksiyonlarının yüzde 75’i viral olduğu için ve antibiyotikler sadece bakterileri öldürdüğü için bu durumlarda çoğunlukla antibiyotik kullanımı gereksizdir.
İshal vakalarının yüzde 10-20’sinde antibiyotik verilmesi gerekir; gereksiz antibiyotik kullanımı probiyotik dengesini olumsuz etkileyeceği için uygunsuz kullanımında ishalin iyileşme sürecini uzatabilir.
Grip, nezle gibi hastalıklar viral kökenli olduğu için antibiyotik kullanımı gereksizdir.
Sadece ağır enfeksiyon, sepsis, endokardit denilen kalp zarı enfeksiyonu, menenjit denilen beyin zarı enfeksiyonu, zatürre gibi hayatı tehdit edici durumlarda antibiyotik zaman kaybedilmeden başlanılmadır.

2050’de bilinçsiz antibiyotik kullanımından 10 milyon kişi yaşamını yitirebilir
Özellikle yanlış antibiyotik kullanımı dirençli mikropların çoğalmasına neden olmaktadır. Şu ana kadar üretilen 100’den fazla antibiyotiğin pek çoğuna mikroplar direnç geliştirmiş durumdadır. Bu dirençli mikroplardan dolayı 2050 yılına kadar tüm dünyada 10 milyon kişinin öleceği tahmin edilmektedir. Tüm dünyada ekonomiye ek maliyeti ise 100 trilyon dolar olacağı öngörülmektedir. Sanıldığının aksine dünyada kullanılan antibiyotiklerin yüzde 80’i hayvancılıkta kullanılır. Büyümenin hızlanması amacıyla kullanılan bu antibiyotiklerin kalıntı ürünleri, hayvanların tüketilmesi durumunda insanları da etkilemektedir. Avrupa Birliği 2006 yılında hayvanlarda büyüme amaçlı antibiyotik kullanımını yasaklamıştır.

Doğru antibiyotik kullanımı için dikkat etmeniz gereken 7 hayati faktör
Bilinçli ve akılcı antibiyotik kullanımı doktor kontrolünde başlanılmalıdır.
Sadece bakteriyel olduğu kanıtlanan hastalıklarda kullanılmalıdır.
Mecbur kalmadıkça geniş etkili antibiyotiklerden kaçınılmalıdır.
Bağırsak probiyotiklerini koruma amacıyla probiyotik-probiyotik kombinasyonu ile birlikte kullanılmalıdır.
Direnç gelişmemesi amacıyla saatlerine dikkat edilerek kullanılmalıdır.
Zamanından önce bırakılmamalıdır.
Antibiyotiklerin çoğu karaciğer ve böbrek yoluyla vücuttan atılırlar. Bu nedenle karaciğer ve böbrekte tahribat yapabilmektedir. Böbrek ve karaciğer hastalarında, antibiyotik tedavisi gerekiyorsa düşük dozlu veya böbrek-karaciğer atılımı olmayan ilaçlar tercih edilmelidir.